Dünya Radyo Günü’nde Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel Radyo A'daydı

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 13 Şubat Dünya Radyo Günü kapsamında üniversitenin yayın organı Radyo A’da dinleyicilerle buluştu. Radyo A Genel Yayın Yönetmeni Öğr. Gör. Dr. Nebiye Özaydemir’in koordinatörlüğünde hazırlanan "Misafir Odası" programının özel konuğu olan Adıgüzel, radyoculuğun geçmişinden günümüz dijital yayıncılığına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.

Çocukluk Anısı ve Radyonun Değişen Konumu

Yayının başlangıcında radyonun kendisi için ne ifade ettiği sorusunu yanıtlayan Rektör Adıgüzel, bu özel günün kendisinde nostaljik duygular uyandırdığını belirtti. Öğrencilik yıllarında radyoculuk tecrübesi de bulunan Adıgüzel, "Radyo bana annemi hatırlatıyor. Çocukluğumuzda evde radyo sürekli açık olurdu," diyerek radyonun hayatındaki yerini anlattı. Televizyonun yaygınlaşmasıyla radyonun evin başköşesindeki konumunun değiştiğine dikkat çeken Adıgüzel, buna rağmen radyonun büyüsünü koruduğunu ifade etti.

"Radyo A Bir Eğitim Kurumudur"

Radyo A’nın sadece müzik yayını yapan bir mecra değil, aynı zamanda bir okul işlevi gördüğünü vurgulayan Adıgüzel, geçmişteki imkansızlıklarla bugünü kıyasladı. Eskiden teorik bilgileri pratiğe dökme imkanının kısıtlı olduğunu hatırlatan Adıgüzel, "Şu an Radyo A 7/24 yayın yapıyor. Burası kampüsün tamamına açık bir uygulama alanı. İktisat Fakültesi’nden bir öğrencimiz gelip burada ekonomi programı yapabilir," dedi.

Programın moderatörü Dr. Nebiye Özaydemir de Radyo A’nın yayıncılık misyonunun yanı sıra eğitim-öğretim veren bir kurum olduğunun altını çizdi.

Reyting Değil Hakikat Odaklı Yayıncılık

Radyo A’nın ticari kaygılardan uzak, kamu yararını gözeten yapısına değinen Rektör Adıgüzel, popülist kültürün getirdiği yüzeyselliği eleştirdi. Radyo A’da öğrencilerin bir saatlik program için bir hafta boyunca derinlemesine araştırma yaptığını belirten Adıgüzel, "Reyting kaygısı ile değerlerimizi sıfırlayıp popüler ve yanlış şeyleri söylemek yerine; en güzelini, en doğrusunu daha az bir dinleyici ile paylaşmak çok daha kıymetli," ifadelerini kullandı. Adıgüzel, algoritmaların dayattığı çalma listelerinin insanı bir süre sonra sıktığını, ancak kaliteli bir radyo yayınının dinleyiciyi heyecanlandırdığını sözlerine ekledi.

Dijitalleşme ve Yapay Zeka Tehdidi

Medya sektöründeki dijitalleşme ve yapay zeka kullanımına dair önemli uyarılarda bulunan Adıgüzel, teknolojinin hızı artırırken kontrolsüz içerik üretimine de kapı araladığını belirtti. Bu durumu "buzda yürümeye" benzeten Adıgüzel, şunları kaydetti: "Yapay zeka işleri kolaylaştırıyor ancak yalan yanlış içerik üretimine de sebep oluyor. Bilinçli eğitimciler olarak amacımız sadece teknolojiyi değil, ahlakı da öğretmek olmalı. Yeni açılan Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde öğrencilerimize içerik üretimini etik değerler çerçevesinde yapmayı öğretmeyi amaçlıyoruz."

Bireysel Yayıncılıkta "Vicdan Polisi" Vurgusu

Sosyal medya ile birlikte her bireyin bir yayıncı konumuna geldiğine dikkat çeken Adıgüzel, kurumsal yapıların RTÜK gibi mekanizmalarla denetlendiğini ancak bireysel yayıncılıkta denetimin kişinin kendi vicdanına kaldığını söyledi. Adıgüzel, "Instagram’da, Facebook’ta yayın yapan biri dünyanın her yerine ulaşıyor. O kişiler için ahlak, kendi içlerindeki polis olmalı," dedi.

"Ağzımızdan Çıkan Her Ses Evrende Birikiyor"

Programın sonunda Dünya Radyo Günü için felsefi bir mesaj veren Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, sesin fiziksel olarak kaybolmadığına vurgu yaptı. Adıgüzel, "Sesimiz evrende kalıcı, bunu unutmayın. Doğduğumuz günden beri konuştuğumuz hiçbir şey kaybolmuyor, atmosferde birikiyor. Evrene güzel sesler, güzel sözler, güzel nefesler bırakmak lazım. Kızdığımız zaman dilimizi ısırıp kötü söz söylemeyelim, evrene güzel frekanslar yayalım," tavsiyesinde bulundu.

Türkiye’nin En Mutlu Kampüsü

Rektör Adıgüzel, sözlerini öğrencilere yönelik mesajlarıyla tamamladı. Anadolu Üniversitesi kampüsünün bilimsel araştırmalarla "Türkiye’nin en mutlu kampüsü" olduğunun kanıtlandığını belirten Adıgüzel, 2025 yılında kampüste 1000’den fazla etkinlik gerçekleştirildiğini hatırlattı. Günde 30 bin kişinin yaşadığı kampüsün öğrencilerle canlandığını belirten Adıgüzel, tüm öğrencileri kampüs olanaklarını daha aktif kullanmaya davet etti.